KİLOLU ÇİZGİ KARAKTERLER ÇOCUKLARI ŞİŞMANLATIYOR!

Beslenme

Çocukların izlediği çizgi filmlerdeki kilolu karakterleri gördükçe daha fazla yemek yemek istediklerini söyleyen Prof. Dr. Halil Coşkun, bu durumun obeziteye neden olduğunu söylüyor. Coşkun, "Karakterler fast-food ürünlerini rahat yedikçe çocuklar bunun çok normal olduğunu düşünüyor" diyor.

Çocukların sakinleşmesi için başvurulan tek kaynak şüphesiz televizyon. Yemek yedirirken bile çizgi filmin açılıp "Bak Pepe yemek yiyor, hadi biz de yiyelim" taktiği birçok annenin kurtarıcı yöntemi olmuştur. Çizgi filmin birçok zararlı etkisi tartışılırken buna bir yenisi daha eklendi. Obezite ve Metabolik Cerrah Prof. Dr. Halil Coşkun, kilolu çizgi film karakterlerinin çocukları obeziteye kadar götürdüğünü söylüyor. Bu konuyla ilgili yakın bir zaman önce deney yapıldı. Farklı vücut ağırlıklarındaki çizgi film karakterlerinin, besin değeri yüksek olmayan gıda tüketimi üzerine etkisi olup olmadığını anlamayı amaçlayan çalışma, Colorado Devlet Üniversitesi ve Indiana Üniversitesi tarafından gerçekleştirildi. Çoşkun bu deney için şunları söylüyor: "Taş devri, Pepe, Homer Simpson gibi kilolu karakterlerin bulunduğu çizgi filmleri çocuklar izlediğinde daha çok yeme isteği oluşuyor. Çocukların bilinçaltını etkileyecek çizgi filmlere izin vermemeliyiz. Bu durumda ailelere de büyük rol düşüyor."

GÖRSELLİK ALGIYI ARTTIRIYOR

Obezite ve Metabolik Cerrah Prof. Dr. Halil Coşkun, algıların 6-14 yaş arası daha açık olduğunu dile getirerek yemeklerin çocuklar üzerinde pozitif bir algı oluşturduğunu belirtiyor. Coşkun, o dönemi şöyle anlatıyor: "Çocuklar kopyalama yöntemiyle büyüyor. Kendi karakterlerini de buna göre oluşturuyor. Ebeveynler, okul ve çevre de çocuğun karakterini etkiliyor. Günümüzde ise en son geldiğimiz nokta olan televizyon çocuğu en fazla etkileyen unsur oldu. Çocuğun sevdiği karakteri televizyonda bulan anne-baba yemeğini yedirmek için bile bu karakteri kullanıyor. Çizgi film karakterleri de kilolu, fast-food ürünlerini rahat yiyen karakterler olunca bir zaman sonra çocuk bunları yemenin doğal olduğunu düşünüyor. Görsellik her zaman algıyı arttırır. Taş Devri, Pepe, Peppa Pig, Homer Simpson, Garfield gibi çizgi filmler çocukları en fazla etkileyen arasında. Homer Simpson yemek yedikçe çocuklar aynısından yemek istiyor ya da Garfield'ın fast food tüketmesi çocuklara cazip geliyor. Köylerde obezite oranı daha düşükken şehir merkezine yaklaştıkça obezite artıyor."

DEVLET KONTROLÜ GELMELİ

Çocukların bilinçaltına etkisi olan çizgi filmlerin devlet tarafından kontrol edilmesi gerektiğine değinen Coşkun, aslında en büyük rolün ailelere düştüğüne de vurgu yapıyor. Toplum olarak kilolu çocuğun daha sağlıklı olduğuna inandığımızı belirten Coşkun, "Yanakları pembe pembe, kilolu olan çocuklar bize her zaman sağlıklı gelmiştir. Anne ve babaların böyle bir algısı var. Bunun içinde yemek yemesi için her türlü yöntemi deniyorlar. Kilolu çocuklar sağlıklı olarak görülmemeli. Ayrıca anne ve babası kilolu olan çocukların obezite olma ihtimali çok yüksek. Yemek yedirirken başına bantla telefonu bağlayıp dikkatini kendisine çekmeye çalışan anneler bile var. Anne ve babalar her ne kadar yapmayacağım dese de yine bu davranışlarından vazgeçmiyorlar. Bu nokta da ailelere büyük rol düşüyor" diyor.

Obez olmadan önlem alınmalı

Obezitenin doğuştan itibaren başladığını söyleyen Prof. Dr. Halil Coşkun, önlemin çok küçük yaşlarda alınması gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle çocukların obez olmadan korunması gerektiğini dile getiren Coşkun, "Obez olan çocuğu koruyamazsınız. O noktaya gelene kadar önlem alınmalı. 10-11 yaşına geldiğinde 110 kilo olan çocuğun artık tedavi edilmesi gerekiyor" şeklinde konuşuyor.

Kaynak: Yeni Şafak - Prof. Dr. Halil Coşkun Röportajı